Başbakan Yıldırım, Ankara'da düzenlenen Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın ikinci oturumuna katıldı. ATO Congresium'da belediye başkanlarına hitap eden Yıldırım, AK Parti dışında ülkenin her vatandaşının hukukunu aynı samimiyetle savunan başka bir siyasi hareket olmadığını söyledi. Başbakan Yıldırım, "AK Parti'den başka Türkiye'yi kucaklayan, ülkenin her köşesindeki vatandaşlarımızla hemhal olan, onlarla gönül bağı kuran belediye başkanları çok fazla yok. 15 yıldır iftihar tablomuz, yerel yönetimlerde bunun en çok göstergesidir. AK Parti'li belediye başkanlarımız, 30 büyükşehir belediyesinin 18'inde, geriye kalan 51 il belediyesinin 30'unda 'Halka hizmet, Hakk'a hizmet' şiarıyla çalışıyor, üretiyor, şehirlerindeki hemşehrilerine hizmet ediyor. Ben inanıyorum ve güveniyorum ki önümüzdeki seçimlerde bu tabloyu daha zenginleştireceğiz, daha da büyüteceğiz" diye konuştu.

"HUKUKU, BARIŞI RAFA KALDIRMAYA YELTENDİLER"

Bazı belediye başkanlarının, hizmet için kendilerine verilen imkanları terör örgütlerinin lojistik faaliyetlerine ayırdığını belirten Yıldırım, "Maalesef ki vatandaşlarımız teveccühüyle belediye başkanlığı makamına geldiği halde, zaman içerisinde bu sıfatı hak edemeyenler olduğunu gördük. Millete hizmet için kendisine emanet edilen belediye imkanlarını ve sorumluluğu terör örgütlerinin lojistik faaliyetine ayırdılar. Doğu ve Güneydoğu için yıkım olan çukur olaylarına zemin hazırladılar. Belediyelere ait araç ve gereçler, iş makinaları yöre halkının can güvenliğine ve huzuruna kast edecek yollarda kullanıldı. Vatandaşın parasını, vatandaşa hizmet için değil; teröristlerin faaliyetlerini daha da azgınca artırmaları için hasrettiler. Hukuku, barışı rafa kaldırmaya yeltendiler" dedi.



'ADALET' DİYE YÜRÜDÜĞÜNÜZ YOLLARDA KİMİN KOLUNA GİRDİĞİNİZE BAKIN, SONRA KONUŞUN"


SİHA tartışmasına da değinen Başbakan Yıldırım, şunları söyledi: "Ne yazık ki hala teröre destek verme alışkanlığının devam ettiğini görüyoruz. Neymiş efendim? Silahlı insansız hava araçlarına karşılarmış. Niye karşısınız? Vatandaşın hayatına kast eden, 'Yol, medeniyettir' diye yol yaparken, alçakça öldürülen o işçiler varken sesi çıkmayanlar; korucuya, polise, askere, jandarmaya gözünü kırpmadan silah doğrultan alçakları teknolojinin verdiği imkanlarla bertaraf ederken, neye karşı çıkıyorsunuz? Siz, bu lafları edeceğinize önce 'adalet' diye yürüdüğünüz yollarda kimin koluna girdiğinize bakın da ondan sonra konuşun. Bu iftiraları sorumsuzca seslendirenlere, yazıklar olsun. Bu ülkede yaşayıp, bu devletin parasıyla geçinip, utanmadan, sıkılmadan hala bunları söyleyebiliyorlar. Buradan soruyorum. Önünüzde iki yol var. Bugün yalanla dolanla devlete, güvenlik güçlerine çamur atmaya çalışıp, teröre açıktan destek veriyorsunuz. Peki, yarın oy istemek için vatandaşın önüne gittiğinizde, bu milletin yüzüne nasıl bakacaksınız?"

"GÜÇLÜ TÜRKİYE'Yİ, 2019'DA TAÇLANDIRMIŞ OLACAĞIZ"

Makamların gelip, geçici olduğunu vurgulayan Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti: "İnsanlık bakidir. Biz, AK Parti olarak eserlerimizle hep övündük. Her yaptığımızın hesabını hem halka verdik hem Hakk'a verdik. 2019'a giderken, çıtayı daha da yukarı çıkardık. Merkezi yönetimde çıta yükselince, yerel yönetimlerde de çıta yükselmiş oluyor. Yüzde 50+1'e mecburiyet yok; ama merkezi idarede iktidar olmayı kolaylaştırmak için oranların yükselmesi lazım. O bakımdan, belediye başkanlarımıza kalan süre içerisinde, çok fazla sorumluluk düşüyor. Sizler, siyasetimizin aynasısınız. İnşallah, hep birlikte 16 Nisan'da kapısını araladığımız güçlü Türkiye'yi, 2019'da taçlandırmış olacağız. Ülkeyi bir kez daha şaha kaldıracağız"