DEAŞ'ın 'soykırım ve insanlığa karşı suç' işlediğine dair uluslararası planda alınan kararlara bir yenisi daha eklendi. AKPM'nin Strasbourg'da devam eden genel kurul toplantılarında tartışılan 'DEAŞ tarafından gerçekleştirilen insanlığa karşı suç ve muhtemel soykırımın yargılanıp cezalandırılması' başlıklı karar tasarısı, dört çekimser oya karşı 67 oyla kabul edildi. AKPM üyesi 4 CHP'li ve 2 HDP'li parlamenter karar lehinde oy kullandı. Oylamaya katılan tek AKP'li vekil Suat Önal 'çekimser' oy verdi. AKP'li vekiller kararda değişiklik yapılması amacıyla oylama öncesi üç değişiklik önergesi sundu. Bu önergelerin ikisinde oylanacak karara DEAŞ'ın “Sünni Müslümanları da hedef aldığının” eklenmesi istenmekteydi. Ancak AKP'li üyeler sundukları önergelerin hiçbirini oylama sırasında savunmayınca önergeler de otomatik olarak düştü.

SİSTEMATİK OLARAK YOK ETTİLER

Kararda, üyeleri arasında Türkiye'nin de bulunduğu Avrupa Konseyi devletlerinden, DEAŞ'ın işlediği suçları 'soykırım' olarak resmen tanımaları ve böylelikle DEAŞ üyelerinin Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından yargılanabilmesinin önünü açmaları isteniyor. Avusturya, Fransa, İngiltere, Kanada, Avustralya gibi ülkelerde ulusal parlamentoların DEAŞ tarafından işlenen suçları 'soykırım' olarak tanıdıkları belirtilen kararda, Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ve BM Azınlıklar Özel Raportörü'nün de değerlendirmelerinde aynı sonuca vardıkları hatırlatılıyor.

DEAŞ'ın 'Ezidi, Hıristiyan ve sünni olmayan Müslüman azınlıklara karşı soykırım işlediğini gösteren inandırıcı kanıtların mevcut olduğu' belirtilen kararda, örgütün gerçekleştirdiği katliamlar, infazlar, işkence ve kötü muameleye örnekler veriliyor. Ezidi, Hıristiyan ve Sünni olmayan Müslümanların dini mekan ve evlerinin sistematik olarak yok edildiğine, bu azınlıkların kimi zaman 'canlı kalkan' olarak kullanıldığına işaret ediliyor.

DEAŞ'i kim yargılayacak?

Suriye ve Irak'ın UCM'ye taraf olmadıklarının hatırlatıldığı kararda, şu anda DEAŞ'ı yargılayacak uluslararası bir yargı mekanizması bulunmadığı, bu nedenle UCM Roma Tüzüğü'nde belirtilen suçlarla ilgili soruşturmaların ilk olarak DEAŞ'ın suç işlediği ülkelerdeki ulusal otoriteler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği kaydediliyor. Suriye ve Irak'a UCM Roma Tüzüğü'nü onaylamaları çağrısında bulunuluyor.

Karar, bir Avrupa parlamenter platformunda DEAŞ tarafından işlenen suçların hangi hukuksal mekanizmalar çerçevesinde yargılanabileceğinin ilk defa somut olarak sorgulanması açısından önem taşımakta. Karara temel oluşturan raporda, DEAŞ'ın işlediği suçların 1948 yılında BM bünyesinde hazırlanan Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamına girdiği savunuluyor. Buna karşılık DEAŞ yönetici ve üyelerinin çoğunluğunu Suriyeli ve Iraklılar oluşturduğundan konunun UCM'nin yetki alanı dışında kaldığı anımsatılıyor.

Bu gözlemlerden yola çıkan AKPM'nin kararında, ya UCM savcılığı tarafından sadece UCM Roma Tüzüğü'ne taraf ülkelerin DEAŞ üyesi vatandaşları hakkında soruşturma başlatılması ya da 1993'de Yugoslavya, 1994'te de Ruanda'da olduğu gibi, BM Güvenlik Konseyi tarafından 'özel mahkemeler' kurulmasını öneriyor.

Bir diğer seçenek olarak da ulusal mahkemeler bünyesinde, ulusal ve uluslararası yargıçların birlikte görev yapacağı özel yargı mekanizmaları yaratılabileceği önerisinde bulunuluyor.