Akşam Gazetesi Genel Yayın yönetmeni Murat Kelkitlioğlu köşesinde FETÖ operasyonunda gözaltına alınan Reis ve Uyanış filmlerinin yapımcısı Ali Avcı ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.

Kelkitlioğlu yazısının ikinci bölümünde ise eşinin 15 Temmuz ihanet gecesinin ardından kaleme aldığı duygusal notu paylaştı.

İşte Kelkitlioğlu'nun çarpıcı yazısı...

FETÖ'nün 'Avcı' sinsiliği!

O kanlı gecenin üzerinden bir yıl geçti... 250 şehidimize Allah'tan rahmet diliyor, vatan uğruna gazilik mertebesine ulaşan yiğitlerimize 'hakkınızı helal edin' demek istiyorum...

Bu köşeyi takip edenler bilir, bu 1 yıllık süreçte de ondan çok önce de bu alçak örgütün sinsiliklerini yazmaya, gün yüzüne çıkarmaya çalıştım.

Dün yaşanan ve sıradan bir operasyon gibi gözüken 'Reis' ve 'Uyanış' filmlerinin yönetmeni Ali Avcı'nın gözaltına alınmasına dikkat çekmek istiyorum.

FETÖ'cü olduğu tespit edilen Avcı, evinde hakkında yakalama kararı bulunan ByLockçu başka bir haini saklarken gözaltına alındı.

Oysa yakın zamana kadar 'Reis' gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dik duruşunu anlatan, ihanet şebekesinin kumpaslarına ışık tutan bir filme imza atmıştı. Savcılık bu tespite ulaşana kadar 'O da FETÖ'cü' deseler, herkes 'yok artık' derdi herhalde...

15 Temmuz ve hemen sonrasındaki süreçte, ortalık toz dumanken benzer çok vaka oldu tabiii, ama bugün hâlâ bu tarz örneklerin olması hep o bahsettiğim 'sinsiliğin' tezahürü...

Bakmayın öyle bugün FETÖ'cülere atıp tutanlara... Soruşturmalar tamamlandığında çıkacak isimlerle daha çok şaşıracağız!

Ancak bu sinsiliğin farkına varıp, temizliği hem daha titiz hem de daha hızlı sürdürmek ilgili makamların en önemli görevi!

Bir eşin haykırısı!

Bakmayın başlığı üçüncü bir kişiden bahseder gibi attığıma! O kıymetlim, hayat arkadaşım, prensesim Tanem'in annesi... Sosyal medyada dolaşan hezeyanlardan sonra not düşmüş bir yerlere... Bir annenin yüreğinden o ihanet gecesiyle ilgili en samimi hisler, kağıda dökülenler... 'İzninle yayımlayacağım köşemde' dedim! Ve izniyle sizinle paylaşıyorum...

'250 insan şehit düştü ve birçoğu gazi oldu... Bunların üzerine yaşananların bir düzmece olduğunu ima eden paylaşımlarla ne yapmaya çalışıyorsunuz anlamak mümkün değil. 15 Temmuz'u oyun olarak gören, bana göre o oyunun bir parçasıdır, o hainlerden biridir. 15 Temmuz'da 4 aylık hamileydim. Ancak 16 Temmuz sabahı hastaneye gidebildim. Belki de şu an bebeğim yanımda olmayacaktı. Nice analar ağladı, onlardan biri olabilirdim ve bebeğimi kucağıma alamayabilirdim. 'Yok edilecekler' listesinin ilk 40 kişisi arasında eşimin ismi vardı. O gece evimizde, yemek masamın, odamın her yerinde silah ve kurşunlar vardı. Beni ve bebeğimi korumak için hazırlıktı bunlar. Hadi şimdi ben bunları yaşamışken, o delikanlı çıksa da karşıma, 15 Temmuz oyun dese! Nasıl bir vicdan ki o şehitlerimiz için, 'Acaba şehit mi oldular?, 'Kendileri isteyerek oraya gitti' diyerek onların kahramanlığını sorguluyorsunuz? Neymiş 15 Temmuz olmuş bitmiş, 1 sene geçmiş, olayı abartmaya gerek yokmuş. Küfür edeceğim, ediyorum da yazamıyorum. Bana yakışmaz. İçimde fırtınalar kopuyor, bu adice paylaşımları okudukça. Eşim köprüdeydi ben sancılandığımda. O köprüyü geçebilmek için neler yaptı, o anda sen neredeydin şerefsiz? Hangi delikte saklanıyordun da, şimdi bunları yazabiliyorsun? Ben sizin gibi şerefsizlere, sanal vatansever gerçek vatan haini diyorum...