mine @ starhaber.tv

‘’Çocuk,elinde sergi afişi ve broşürü ile hayranı olduğu ressam ve eserleri  içinsergi salonunun kapısında bekliyordu.Gözleri dolu dolu ve ağlamaklıydı. İçeri girmek için yaptığı her hamlede güvenlik;

- Bekle, şu an protokol ve açılış var sen sonra girebilirsin diyordu.

Ve çocuk;

-Ama bende açılışta orada olmak onlarla  tanışmak ve resimleri kendisinin anlatmasını  istiyorum. Derse yetişeceğim ve tekrar gelemeyeceğim çünkü harçlığım bir sefer gelebilecek kadar.Diyordu ve elindeki kitapçığı mahcup mahcup sıkıyordu.’’

Emir demiri mi, demir emiri mi keser bilemedim ama, o an tek yapabildiğim çocuğun elinden tuttuğum gibi içeri girmek oldu. Güvenlikte peşimden girdi. Benim için bir çocuğu kazanmak bütün protokollerden daha önemli ve kıymetliydi çünkü. Çünkü onlar bizim geleceğimizdi, sanatın da bilimin de, ilimin de bayrağını onlar taşıyacaklardı. İçeride gördüğüm görüntü aslında benim için sıradandı. Ve hep eksik kalınmıştı. Devlet erkanı ve yanında o fotoğraf karesinde olmak için sanatla alakası olmayan ve hatta engelleyenler, ya da yandaş zihniyetle sanatçı tanıyanlar, ama o sergi, etkinlik gerçekleşince de en büyük sanatsever  oluverenler. Ve Sadece seyirciye,alkışa oynayanlar. Bir bakmışsınızki medyada o alakasız insanlar boy gösteriyor. Peki ya o çocuk nerede?O Devlet  Erkanı onu neden göremiyordu?

Evet bazen görüyorduk  bazı karelerde, ama o gösterilerde ayrı birer olaydı benim gözümde. Engelliler, çocuklar, yaşlılar, hayvan dostlarımız, istisnalar dışında hep aynı Showlara malzeme ediliyordu.Yazık dedirten içimize dokunan da işte bu. Halka inmek sadece reklamlarla,lafla olmuyor. O çocuk yanına yaklaştığında o protokolle bir arada duramıyorsa bence büyük bir eksiklik ve yanlış vardır.

Tolstoy ; " Eğer bir etkinlik sanat için yapılıyorsa doğrudur. Ancak yalnızca zevkleri tatmin

etmek için yapılıyorsa, sapıklık, ilkelliktir.’’ Demiştir.

Peki neden böyle bu düzen, düzensizlik ya da duyarsızlık?

Tolstoy, "Halkı ve Adaleti anlatamayan sanatçıya susmak düşer,, demiştir. Bence bu söz de sadece sanatçı  içindeğil, o Devlet Erkanı ve medya içinde söylenmelidir.Hizmet eden üreten   insanlarıbir çırpıda aşağılayan, emeğin değerini küçümseyen ve bir zamanlar kendisinin de içinde bulunduğu halk kitlesine Ego ve koltuk  tepesinden bakarak  ihanet edenler, destek vermeyenler  ne sanat ne insanlıkne de haber yapmış olamaz. Gerçek sanatçının halkın yanında,  kibirden uzak ve toplumun bireylerine, ayrım yapmadan manevi değerlerine, halka  saygılı olması gereklidir. Sanat ışığını yalnızca belli bir sınıf için yakıp, diğerleri için söndüren sanatçı  zatenkendini zincirlemiş olmakta ve zamanla, yaptığı dengesizliklerin sancısını çekmekte ve sonuçlarını  görmektedirler.

Sanat evrenseldir.Belli bir zümreye, ideolojiye, düşünceye, menfaate tahsis edenler, kendini küçültmüş ve sınırlarını geri çekerek yok olmaya mahkum etmiştir. Bilinçsiz sanatçıların tuttuğu yol, kısa vadede  eğlenceli fakat ışıksız bir yoldur. Çünkü sanatçı öz ışığı varsa yol alabilir.

Bu yanlış, menfaat üzerine kurulu ve hibrit tohumlu yol, sanatçının sonu olmaya mahkumdur. Duygular ne olursa olsun, topluma, camiasına davranışları, eserleri ,inançtan ve dürüstlükten yoksun olduğu sürece kitleler sanatçıdan nefret edecek, tarih o sanatçıyı ya da herkesimden sivrilmiş isimleri nefretle anacak ve zamanla silecektir. Ancak bu tür insanların ve sanatçıların bu yapısı birer toplumsal derstir. Onlar, bazıgerçeklerin görülmesini  netleştirirler. Oysa ki onlar birer güzel örnek, donanım ve yol öncüsü,  paylaşım platformu olmalıdırlar.Toplum bu sanatçıları ve eserlerini izleyerek değer ayırımı yapabilir. Yalnızca zenginlere mal ederek, halktan koparılan herşey  zamanı gelip bir ders olarak karşısına dikilir. Sanatın kitleye inememesi  ya da engellenmesi de böyledir. Sarsar, toplumu yıkıma götürür.Ve Tarihte  örnekleri de çoktur.

Tolstoy; "Sanatın kitlelere inememesinin başlıca nedeni, sanatın, belirli sınıfların çıkarları için

Kullanılmasıdır.’’ Demiştir.

Aslında, sanatçının üretebilmesi için maddi  özgürlüğü de olmalıdır. Ki, üretimini rahat yapsın, çoğaltsın ve paylaşsın. Fakat, maddi özgürlük içinmaalesef  bazı değerlerini kaybedenler oluyor. Kısa zamanda da halktan kopuyorlar. Halkın desteklemediği sanatçı da yok olmaya mahkum oluyor. Böyle sanatçıların ortaya koydukları eserlerin de halka inmesi mümkün olmuyor. İnse de zamanla kayboluyor.

Halka inememiş  ve bayağılaştırılmış  gündelik sanat, sanat değildir, gelecekte de olmayacaktır.

Özgürlük  ve ışığınız hep sizinle olsun. Sanatla kalın.

Sevgi ve saygılarımla.

_________________________Mine  Sarmış.