Atılım Üniversitesi Ne Yapmak İstiyor?

Sevgili okurlar,

Dün gece 20 den fazla mail aldım. Bu mailler Atılım Üniversitesi öğrencilerindendi. Öğrenciler vaka sayılarının 5 bini aştığı şu günlerde “Hibrit” eğitim sistemine dahil olmak istemediklerini ve tamamen online eğitim almak istediklerini yazmışlar…

Okul idaresi bazı derslerin yüz yüze olacağını duyururken, birçok dersinde online olacağını açıklamış. Sınavların yüz yüze yapılması gerektiğini özellikle altını çizerek belirtmişler…

Tarafıma gelen bilgiler arasında yüz yüze derslere de gelmeseniz de devamsızlık yazılmayacak denilmiş öğrencilere… Öğrenciler tamamen online eğitime geçmek sınava dahi gidip gelmek istemiyorlar. Gerekçe olarak da, üniversitede “HES Kodu” aranmadığı, ateş kontrollerine dikkat edilmediği ve “hibrit” eğitimi gereği çoğu ders online olsa bile, bazı derslerin yüz yüze olması ve sınavlarında yine sınıf ortamında yapılacak olması. Her şeyden önemlisi ise sağlıkla ilgili sorunu olan öğrencilerin, virüs kapma korkusu veya virüsü evlerine ve ailelerine taşıma korkusu. Kronik rahatsızlıkları olan birçok aile olduğu konusundaki iddialara da çok fazla yer vermiyorum yazımda...

Sevgili okurlar Atılım Üniversitesi ekim ayının başında 2020-2021 geleneksel eğitim öğretim dönemini açtı. Pandeminden dolayı gerekli önlemleri alarak az sayıda bir katılımla gerçekleştirdi dönem açılışını… Açılış konuşmasını yapan Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Yıldırım Uçtuğ, "8-9 aydır hayatımızda hiç düşünmediğimiz, hayal bile edemediğimiz bir durumla karşı karşıya kaldık. Gerçek bir felaket senaryosu oldu” diye konuşmaya başlamıştı. Felaket senaryosunun devam ettiği şu günler de üniversitenin aldığı karar gereği öğrencileri “hibrit” eğitimin içine sürüklemek bence de felaketin devamı olacağı kanısındayım…

Öğrencilerin okul numaralarının son rakamına göre tek ve çift ayrımı yapılarak gelecek olan haftaları belirlemişler...

Sayın Rektör Yıldırım Uçtuğ, üniversiteniz de çok öğrencinin ve bazı hocaların pozitif olduğu gene bir hocanızın yoğun bakımda olduğu gelen iddialar arasında, bu çocuklar virüs kapar ailelerine bulaştırır ve bundan ötürü ölümler meydana gelirse bunun vebalini kim üstlenecek. Her insanın bir olmadığını herkesin çok dikkatli davranmadığını hepimiz biliyoruz, her insan dikkatli olsaydı veya kurallara uysaydı, vaka sayımız bugün 5 bini aşmaz, rekor kıran ölüm oranlarına ulaşılmaz, hükümette gün itibariyle kısmi yasaklar uygulamazdı...

Sevgili okurlar mailleri tek tek okudum. Öğrenciler adeta panik halindeler, koronadan dolayı ölüm oranlarının rekor kırdığı şu günler de öğrencilerin panik olması ve endişeye kapılması normal mi? Tabi ki normal…

Bilim kurulunun yaptığı açıklamalar ortada. Sağlık Bakanlığı canını dişine takmış salgını kontrol altına almak için var gücüyle mücadele veriyor. Sağlık çalışanları salgından dolayı insan olduklarına, sağlıkçı olduklarına neredeyse pişman hale geldiler. Durum bu iken tüm ülke diken üstündeyken, Prof. Dr. Sayın Yıldırım Uçtuğ’un geleneksel açılışta ifade ettiği gibi felaket senaryosunun ikinci perdesi oynanırken neden “hibrit” eğitim diye dikte edilir bu da ayrı merak konusu…

Ankara’nın en yüksek yerinde Gölbaşı-İncek’te olan üniversitede, öğrenciler Covid-19 olmasın diye camlar açık sınav yaptıkları söyleniyor. Korona zatürre ve grip karışımı bir hastalığın ölüm versiyonu, camlar açık sınav yaparak siz zaten Covid-19’a davetiye çıkarıyorsunuz Sayın Yetkililer…

Atılım Üniversitesinin değerli bir öğretim üyesi var. İşletme Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi ve Türkiye Ekonomi Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tolga Omay. Sayın Omay’ın 19/05/2020 tarihinde, saat 11.37 de Sözcü Haber sitesinde yayınlanan röportajında sanki bugün olacakları aylar öncesinden görmüş gibi. Dünya’nın ve Türkiye’nin karşılaşacağı zorlukları ekonomisinden turizmine kadar hepsini belitmiş. Yani hocalar gelecek olan tehlikenin farkındaymış...

Ankara merkezden Atılım Üniversitesi’nin olduğu yer, yani Gölbaşı-İncek’e mesafe araştırması yaptım. Ankara’daki arkadaşlarımı arayıp onlardan aldığım bilgilerle birlikte öğrendim ki özel araçla 25 -30 dakika, toplu taşıma ile 45-50 dakika. Atılım Üniversitesi ağzıyla kuş tutsa, her yeri dezenfektanla yıkasa, bu öğrenciler toplu taşıma ile okula gelip giderken yine virüs kaparak, oradan da ailelere bulaştırarak peşin sıra ölümlere sebebiyet verebilir...

Sağlık Bakanlığı korona konusunda çözüm üretmeye çalışırken, bu konuda tüm dünya can çekişirken, Atılım Üniversitesi neyin kafasını yaşıyor veya ne yapmak istiyor belli değil. Diktenin sebebi nedir? Kantinlerin çalışmayacak olması mı yoksa servislerin çalışmayacak olması mı? Bir anlam vermek zor…

Atılım Üniversitesi, öğrencilerinin sağlığını yaşamını düşünerek karar almalıdır. İçinde bulunduğumuz durum itibariyle hastalığa yakalanacak olan öğrenci veya ailelerinin sorumluluğu Atılım Üniversitesi yönetiminindir. Karar bence tekrar düşünülmeli...

Özel okullar, üniversiteler, devlet okulları hemen hemen %99 eğitim kurumları online eğitime geçti. Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden olan ve Sayın Rektör Yıldırım Uçtuğ’un da eğitimini, lisansını ve doktorasını tamamladığı ODTÜ bile online eğitime geçerken Atılım Üniversitesi bu davranışıyla nereye nasıl atılım yapacak gerçekten çok merak ediyorum…

 Sevgilerimle Ali ERTURAN

Uluslararası Gazeteciler Delegasyonu

Genel Başkanı 

gazetecialierturan@gmail.com